Bazen bir sessizlik anında, bazen bir cümlenin tam orta yerinde fark ediyoruz.
İnsanın kendine varması, en uzun, en karmaşık ve en sessiz yolculuk..
Kimse o yolu tarif etmiyor bize; bir harita yok, bir rota yok. Yalnızca yürümek var, uzun uzun yürümek.. bazen isteyerek, bazen mecburen ve çoğu zaman da neden yürüdüğümüzü tam bilmeden..
Kimi yollar dümdüz görünür ama birdenbire içeriye doğru kıvrılır.
Bir bakarsınız, manzara değişmiş: dışarıda değil, artık kendi içinizde yürüyorsunuz.
Adımlarınızın sesi bile değişir.. artık yankı duvarlardan değil, sizden gelir.
Yürüdükçe geçmişe rastlarsınız — tanıdık bir koku bir ses gibi, ansızın.
Belki bir çocukluk anısı, sessiz bir bakış, bilindik bir yer…
Kimi zaman özlemle, kimi zaman da öfkeyle dokunursunuz onlara.
Oysa farkedersiniz ki: hiçbir anı bitip gitmiyor bizden, sadece sessizleşiyor ve belki de gizleniyor bir süreliğine..
Ve o sessizliğin içinde hâlâ bir şey anlatmaya devam ediyor..
Terapi, çoğu zaman bu sessizliği yeniden duymayı öğrenmek gibi geliyor bana.
Birlikte oturup dinliyoruz — kelimelerin arkasındaki hissi, bakışların içinde gizlenen hikâyeyi, suskunlukta bile haykıran o duyguyu arıyoruz
Bazen bir farkındalık, bazen bir gözyaşı, bazen sadece “evet, bu da benmiş” diyebilmek oluyor dönüşümün başlangıcı..
İnsan, kendinden kaçtıkça daha çok kendine varıyor.
Tamda bu yüzden, bazen kaybolmak gerekiyor..
Yolun nereye gittiğini bilmemek, yön duygusunu yitirmek, hatta zaman zaman kim olduğunu bile unutmak gerekiyor.
Çünkü insan, her şeyi bildiğini sandığında, artık hiçbir şeyi ‘gerçekten’ merak etmiyor.
Çünkü insan bildim dediği yerde kalmaya başlıyor..
Kaybolmak, yeniden bulmanın başka bir adı çünkü.
Bazen durup “Ben kimim gerçekten?” diye sormak, bazen de “Ben mi bu yolu yürüyorum, yoksa yol mu beni yürütüyor?” diye düşünmek…
Ben, bu yolculukta seninle aynı yöne bakan bir yol arkadaşıyım.
Kimi zaman sessizce yanında yürürüm, kimi zaman sorular sorarım, kimi zaman da sadece durup birlikte nefes alırız.
Ama o yolu senin yerine yürümem, yuruyemem — çünkü o yol, sadece sana ait.
İçinde yankılanan soruların, cevaplarından çok daha kıymetli olduğunu fark ettiğinde… o zaman, yol gerçekten başlar.
Ve sen yürüdükçe, yürümeye devam ettikçe, yol da sana doğru genișler..
Korkma, yürü.. Çünkü o yolu en güzel sen yürürsün..